AHH BU ŞİİRLER...
Mustafa'ya teşekkür ediyorum bana böyle bir şiir hediye ettiği için, beni bu şiirde bulduğu, beni anlattığına inandığı için. Yorumlar kısmında kalmasını istemedim. Herkes okumalı bence.. İNSAN
elbette senden güzel olacaktı
çizdiğin resim
yaptığın heykel
senden büyük olacaktı
senden yakışıklı
elbette senden doğru söyleyecekti
yazdığın şiir
elbette senden çok duyacaktı
söylediğin türkü
sen olduğundan büyüksün
sen olduğundan iyisin
sen olduğundan güzel Bülent ECEVİT
8 yorum:
Ben bu şiiri çok sevmiştim vede seni anlatıyodu sanki bu yüzden senı bu şiire yakıştırdım. teşekkür ederim. Beğendiğine çok sevindim. artık güzel şiirleri koyabileceğim bir yer oldu çok mutluyum şimdi. tekrar teşekkürler tuğbacım. HOŞÇAKAL....
YANLIZLIK
Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum
Ne tuhaf, vaktim olmazdı
Yalnızlığı bunca bilirken 0
Kendimi hiç yalnız sanmazdım
Çevremde hep birileri vardı,
Ben hep birilerinin yanındaydım
Günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı
Aramızda habersiz gidip gelen dündelik armağanlarla
Kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat
Bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı
Bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar girip çıkardı hayatımıza
Bazı mektuplar alırdık, bazı sözler, çiçek selamları
Sonraları bazı tanıdıklarımızın ölümleriyle de karşılaştık
Elde olmayan nedenler
Sudaki halkalar gibi genişleyen
Küçük alınganlıklardan büyük dargınlıklara
Vazgeçişler, unutuşlar, kayıplar
Birbirimizi çok sevdik hep
Yıllarla azala azala
Şimdi ne zaman yalnız kaldığımı düşünsem,
Yalnız olmadığımı kanıtlamak istiyorum kendime
Eskiden iki albüme sığdırdığım hayatım,
Şimdi sığmıyor eksilenlerle çoğalmış fotoğraflara
Telefonun başına geçiyorum
Alt alta dizilmiş onca ad arasında seken ömür parçası
Gün ölüyor meşkul numaralarla
Şimdi ne zaman yalnız olduğumu düşünsem,
Şimdi ne kadar yalnız…
Yalnız olduğumu anlamam için beni hiç yalnız bırakmadınız.
Ben ne zaman yalnız kaldım bilmiyorum
Her zaman yalnızdım, bunu biliyorum
Büyücü ellerimin kara sanatı yazı
En çok ben onardım dostlukları, en çok benim elim dikiş tuttu
Bağışlamasız sanırken kendimi
En çok ben unuttum kalbimin benden sakladıklarını
Tığla içeri çektim takılmış kazakların ipini
Denenmemiş başlangıçları göze aldım,
Hafifletirmiş hasarları, görmezden gelinen enkazı
mutfağı beklemek hep bana kaldı
bir şiirden bir romandan bir filmden çıkıp
her seferinde aydınlık bir inat yeniden karıştım hayata
hiç el değmemiş gibi yeniden konuk geldim
Odalarınıza, ruhlarınıza buraya
eski aşklarım neredesiniz? Hepinizi özledim.
Şimdi birdenbire bir köşeden çıkıp bana,
Yalnızca merhaba deseniz,
O zaman hiç mutlu etmediğiniz kadar mutlu edersiniz,
Bir zamanlar bütün ağladıklarımı geri verebilirim size
sağ olun, demek isterim, sağ olun, sağ olun
sanki beni yeniden sevdiniz
ama biliyorum, pis bir yağmur başlıyor, şemsiyem yok yanımda,
yağmurda yürümekten nefret ederken, yürümekte ısrarlıyım gene de
isterseniz, kederdeki bütünlük, diyelim buna
ne kadar ıslansam,o kadar çıkacağım sanki
bir zamanlar çok daha bütün olduğu sandığım
o yıkanmış zamanlara….
Yeni değil keşfine gençlik verilmiş gerçekler
Her zaman yalnızdım
Kitaplar kadar yalnız
Yalnızca yalnızlığımdan gürültücü bir kalabalık yaptım
Herkes için farklı aldanışlar kurtarılmış hayatlar yok pahasına
Her zaman yalnızdım
Yanar dağlar kadar yalnız
Ey kafiye sevenler,
Şimdi beni gökyüzünde bir yıldız sananlar, yanıldınız!
Nankörlük etmeyeyim gene de
Yalnızlığımı daha az hissettiğim anlar oldu yalnız
Evimde hep aynı anda çalar telefonla kapı
Gene öyle oluyor; hiç yalnız bırakmazlar beni
Yalnızlık bilgisiyle çatılmış arkadaşlıkların korunaklı gölgesinde
Yalnızlık için çalar telefonlar kapılar
İstersen bana uğra, ya da,
akşama buluşalım,
ölmeden yapacak çok iş var
KALBİMİN DOĞDUĞU KIŞ
Anımsıyor musun, o yıl
Uzun soğuk bir kış yapmıştı İstanbul
Doğu kadar uzak bir kış
Tüm şehir hayata kapanmıştı
Günler boyu yağdı kar
Kimse evlerden çıkamadı
Öyle bir kış görmedik bir daha
Öyle kar yağmadı
Kalbimin donduğu kıştı o
Kalbimin donduğu kış
Çözülmedi bir daha
Bir daha hiç canım yanmadı
Aşk buzul çağları kadar uzak kaldı bana
Şimdi anlıyor musun ?
Neden kötü oluyorum
Kar yağdığında?
En çok sevdiğim şiirlerden birisi bu, of ya ne güzel şiirler herşeyi anlatıyo o duyamayan, göremeyen insanlara....
ADRES
Çok Sonra Yazılır
İçinde Yaşadığım Günlerin Şiiri
Belleri Vardır Yaraların
Kapandıktan Sonrada İşleyen
Hatta Aynı Kalmayan Kişileri
Sökülmüş Zamana Gönderen
Zarfı Açar Yada Kaparken
Adres Yanıltmasın Sizi
Kendinden Bile Taşınır İnsan
Ne Sokağın Kalbi, Ne Kalbin Evi
Yalnızca Şiir Kendini Seyrediyor Şimdi
Artık burada oturmuyor bu şiiri yazan….
ÖĞRENMEK
Bardakların yerini biliyorum artık
Tabakların yerini
Kirlileri suya tutmayı
Çorapların nasıl iç içe geçirileceğini öğrendim
Havluları katladıktan sonra nereye koyulacağını
Tori Amos’ın şarkısının ne anlama geldiğini biliyorum
Ve senin artık eski sen olmadığını
Ben gidiyorum.
bir kişi çıksın buraya bir şiir koysun lütfen... buda son yalvarışım olsun bundan sonra yok istemeyecem artık sizlerden hiç bişiy, yazsanızda yazmasanızda sizlere cok kırgınım çok. bir haykırışın dünyaya bir can getirdiğini öğrendim ama siz anlayamamışsınız haykırışın ne demek olduğunu... şiirsiz seneler dilerim sizlere.
ÇİZGİNİN ÖTESİNDE
Hapsettiğimde geceleri
Kalabalığa haykırdığımda
Özgürce kaçan sinekleri bile
Ben mahvettim
Ben ezdim ayaklarımla
Beyazlar,
Nefretin simgeleri
Öfkenin vezirleri O siyahlar ecelin tesellisi
O yeşiller,
Fikirleri kısırlaştıran
Dünyayı yakıp yıkan
O yeşiller,
Temizliğn kirli yüzleri
Dağların öksürüklü
balgamlı tükrükleri
Ve kırmızılar,
Çingenelerin zilleri
Sevgiyi temsil eden gülleri
O kırmızılar,
Madolyanların arka yüzleri
Çıkın gidin hayal gücümden
Altıncı hislerimden
Çıkın gidin sınırlarımdan
Geçin ufukları
Gidin çizgiden öteye.
BİR DOST
Bir gün gelecek elbet yanılacaksın
Karşındakilerin haykırışlarını anlayacaksın
O zaman ellerin belki tutmuyor olacak
Gözlerinde belki 3 numaralı gözlük olacak
Anladım, buldum tamam diyeceksin
Fakat,
İş işten çoktan geçmiş olacak
Gençliğinde sana söylenenleri birazcık
Aldırsaydın,
Evet haklıydınız deyip yanaklarından öpseydin
İşte o zaman,
Gözlerin bu kadar yaşlı kalmazdı
Belki içinde şiir yazacak kadar bir ışık kalırdı.
Belki kanamış, donuk bakışlı kalbin aydınlanırdı
Gençliğini yaşamak, dilediğin gibi yaşamak için
Değdi mi?
Değdi mi terkedilip aldatılmak
Değdi mi yanlız başına bir odada ağlamak
İşte o an bunları düşünseydin
Kalbinin sesini bir dinleseydin
Duygularına özlem ve isteklerine yenik düşseydin
Şu an pırıl pırıl gözler
Sıcak sana uzanan eller
Söylediğin, söyleyeceğin sözleri
merakla dinlemek isteyen
Sana uzanacak yaşlı gözlerini silecek
Dertlerine yanlızlıgına kucak açacak
Bir dos bir dost bulabilirdin
Belki bulabilirdin
Belki bulabilirdin
Yazık, Yazık, Yazık.
İÇİMDEKİ SES
Sen intihar çevresinde
Ilık bir yaz gecesinin karanlığında
Kör bakışların arkasına saklanmış
Seni yakıyorum gerçekten.
Söküp çıkarıyorum
Tırnaklarımla mezarını kazıyorum
Haykırıyorum,
Ürkek ve titrek sesimle
Ardından,
Karanlığa meydan okuyorum
Dert dağıtıyorum dört bir yana
Yanlızlığımı kamçılıyorum
Öfkeyle dolu olan
Dalgasıyla çoşan denize
Zehrimi akıtıyorum
Şiddeti yansıtan o kara şovalyeye
Önüme çıkan ses geçirmez
Vicdansız duvarları deliyorum.
Zilleri çalıyorum koğuşlarda
Artık vakit tamam diyor gözler
İsteksiz ve intiharsızca
Kafese hapsediliyorum gerçekten...
M.AKAN
GÖZYAŞIM
Bir gün bir sevgi tutkusuna kapıldım
Ellerim, ayaklarım ta dizlerime kadar
Kalbimde yanan alevle titriyordu
Bir umut bekledim batan güneşin ardından
Bir name aradım yağan yağmurun altında
Gözümdeki yaşta bile seni aradım
Tam buldum demişken
Fırtınaya tutuldum
Dönmeliyim,
Beklide sakın ve mutsuz yaşantıma
İçimdeki fırtınayı dindirecek,
Gözyaşımda kalmadı artık
Akan yaşlarıma sen çare ol artık
Dayanamıyorum, dayanamıyorum
Odamın ışığını söndür artık.
M.AKAN
Yorum Gönder