Pazar, Ağustos 19, 2007
YENi BİR HAYATA ADIM ATIYORUM....
Perşembe, Temmuz 05, 2007
BARIŞ ÖLÜMLE "SAVAŞINI" KAYBETTİ!
Bodrum'da geçirdiği trafik kazasında ağır yaralı olarak kurtarılan şarkıcı Barış Akarsu'nun hayatını kaybettiği açıklandı.5 gündür yaşam mücadelesi veren Barış Akarsu hayata veda etti.
Yaşam bize gerçek yüzünü bir kez daha hatırlattı, acı bir şekilde!
Evet yaşam bir savaş! Hepimiz farklı cephelerde savaşıyoruz.
Barış bu sefer ölümle savaştı ama kazanamadı! Takdiri ilahi!
Ama bir insanın doğumgününün ölüm günü olması ne acı tesadüf!
Annesi, babası ne durumda şimdi? Düşünmek bile istemiyorum!
28 sene önce doğduğu gün mutlulukların en güzelini, 28 sene sonra aynı gün acıların en acısı evlat acısını tattılar!
Allah önce annesine ve babasına daha sonra yakınlarına, sevenlerine sabır versin.
Barış mekanın cennet olsun!
Şimdi orda başka bir hayat başlıyor! Belkide en gerçek olan hayat!
Çarşamba, Temmuz 04, 2007
KAVAK YELLERİ
Oyuncuları da gayet iyi. Ben severek izliyorum.
Ayrıca dizinin müzikleri de çok etkileyici.
Pinhani adlı bir kişi söylüyor. "Hele Bi Gel" " Beni Al" şarkıların isimleri.
Dİziyi izlemenizi ve şarkıları dinlemenizi tavsiye ederim.
Cuma, Haziran 29, 2007
KARA AĞAÇ
Böyle başlar ayrılıklar
Gel biraz; kokunu bırak
Baharımı al; soğuktur oralar
Ağlıyor musun?
Ağlama: hayırlar uğurlar
Gurbete giden döner mi dönmez mi?
Belli değil bilirim
Ben bir karaağaç gölgesi buldum,
Cebimde ümitlerim
Şuan olduğu gibi!!
Pazartesi, Haziran 11, 2007
Cuma, Haziran 01, 2007
ÇOCUKTUM..SAVAŞ VARDI.. BÜYÜDÜM..BİTMEDİ!

Çocuktum..
Azerbaycan da savaş vardı. Bosna da katliam vardı. Filistin kan ağlıyordu.
İlkokuldaydım. Azerbaycandan misafirler gelmişti okulumuza. Hepimize birer mektup vermişlerdi. O gün bir mektup arkadaşım olmuştu hiç görmediğim, ama büyük bir sevgiyle bağlandığım.. Savaş vardı ülkesinde; acılar vardı. Paylaşmaya çalışıyordum küçük kalbimle acılarını! Anlam veremiyordum o zamanlar çocuk aklımla, savaşa, kine, acımasızca yapılan bu vahşete, mektup arkadaşlığımız 5–6 mektuptan sonra bitti, bitirildi…
Ne oldu bilmiyorum? Şuan yaşıyor mu onu bile bilmiyorum!
Çocuktum.. Kuveyt savaşı sürüyordu. Mersinde etkilenecek illerden biriydi. Her yerde gaz maskeleri satılıyor sığınaklar yapılıyordu. Okula gittiğim yolda 19 NO’LU SIĞINAĞA GİDER yazıyordu. Helikopter sesleri duyuluyordu. Akşamları karartmalar olurdu. Siyaha boyanırdı her yer. Az da olsa ucundan tattım savaşın etkilerini, daha ülkemde savaş olmadan bile!! Çocukluk bu ya bilmecelerimiz bile savaşı anlatırdı? Hangi Kuve(Y)tte banyo yapılmaz diye sorardık? Kendimize, gülerdik. Saddam dillerden düşmezdi.
Büyüdüm..
Azerbaycan yeni yeni acılarını sarıyor…..
Bosna da halen Sırp mezalimi sürüyor…..
Filistin ise halen kan ağlıyor!!!!
Saddam asıldı. Ülkesindeki ABD işgali sürüyor…
Artık gelişmiş, okumuş görmüş bir beynim var. Şimdi anlıyorum bu vahşeti, insanlık dışı bu olayları! Ama şimdi daha da koyuyor insana, bir şey yapamamak! Böylece oturup, izlemek!!
Ne yapabilirim ki dua etmekten başka?
Pazartesi, Mayıs 21, 2007
SİYASET,TÜRKİYE,VERİLEN SÖZLER...
Kimler gelmiş kimler geçmiş bu ülkeden.Hepsinin amacı birmiş. ülkeyi refaha kavuşturmak!!!
İşte verdikleri sözler!!!

Bunların hiç biri gerçekleşmemiş. Yıl 2007! aradan 60 sene yarım asır geçmiş!
Milletin hala yüzü gülmüyor! Çocuklar oylarla felan korunmuyor! Hala komşularımız aç ve
bizler tok yatıyoruz! İman? Ahlak? diyen partinin bakanı yolsuzluktan sorgulanıyor.
Evet hala millet kurutuluyor!
Doğunun güneydoğunun derdi sürüyor! Allah,Kuran deyip insanların ulvi duyguları sömürülüyor. Yeter! Söz Milletin! diyenler. Millete sormadan neredeyse vatanı satıyorlar!!
Nal fiyatları da enflasyondan alacağını aldı da! Artık çiftçinin bir çift öküzü bile yok!!
Bu ne yaman çelişki? Her seçim döneminde bu tür yalanlar, vaadler verilir.
Sevgili saf milletim de bunlara "inanır"? Ya da "Amann böyle gelmiş böyle gider" deyip tepkisiz kalır.
Evet 2 ay sonra yine bir seçim var. yine başladı aynı dialoglar! "Oyumu AKP'ye vercem" "Aaa olur mu asla AKP ye oy vermem LAİKLİK gidiyo elden.Laiklik savunucusu CHP'ye veririm"
"Ey Türk titre ve kendine dön!" diyenler seneler öncesinin iman ve ahlakı slogan eden partisi MHP ye verecekler. Daha bi sürü nedenden bir sürü kişi oy hakkını kullanacak.
Ben kullanmayacağım. Sandığa gitseydim bile boş atardım.Ülkeyi yalanlarıyla dolandırıp, kendi ceplerini doldurup gerizekalı birkaç politikacıya
oyumu asla layık görmüyorum.Kim ne yapmış bu devlet için?
Şimdiye kadar gelenlerin hepsinin bir iğrençliği çıktı ortaya.
Türkiyede siyaset = Yalan, dolan,menfaat
Ülkemi çok seviyorum. Ama yönetenlerini değil!!!
Perşembe, Mayıs 10, 2007
Pazartesi, Mayıs 07, 2007
GİPSY KİNGS
Rumba ve flamenko tarzı müzikleri ile tanınan, Fransız çingenelerinden oluşan müzik grubu.Elemanları :
Paul Reyes: ritm gitar, vokal
Andre Reyes: ritm gitar, vokal
Nicolas Reyes: ritm gitar, baş vokalist
Tonino Baliardo: solo gitarist, "El Maestro"
Paco Baliardo: ritm gitar
Patchai Reyes: ritm gitar, vokal
Biego Baliardo: ritm gitar
Canut Reyes: ritm gitar, vokal
(Hepsi akraba :) )
Ben bu aralar Gipsy Kingsten başka birşeyler dinleyemez oldum. Herkes dinlemeli, bence! Hele ki bir parçası var!
"NO VOLVERE" inanılmaz! Hatta Tarkan!ın asla vazgeçmem şarkısı bu şarkıdan azcık yürütme gibidir :)
Amor mio
tu no te vas
Yo cuentare a las horas
que la ya veo
Amor mio
amor mio por favor
tu no te vas
Yo cuentare a las horas
que la ya veo
Vuelve
no volvere no volvere no volvere
No quiere recordar no quiere recordar
Vuelve
no volvere no volvere no volvere
No quiere recordar no quiere recordar
http://www.youtube.com/watch?v=FZwEE2s3qxE
Cumartesi, Nisan 28, 2007
80'LERİN SONU 90'LARIN BAŞINDA ÇOCUK OLMAK!

80'lerin sonunda 90'ların başında çocuk olmak...

-Atari salonlarına gidip, 10 jetonu daha ucuza almak.
-Taso oynamak.
-Video kiralamak.
-"Back to the future, Rocky Serisi, Ninja Kamplumbağlar, Hayalet Avciları, Çakmaktaşlar, Beverly Hills 90210'u izlemek.
-Pazar 88, pazar 89, pazar 90, pazar 91 .....
-Tipi tip çiğnemek.
-He-man izlemek.
-Coca Cola'nin 1 litrelik depozitolu cam şişelerde satılmasıdır.
-Star TV'deki Turnike'yi, Parliement Pazar Gecesi sinemasini izlemek.
-Adam olacak çocuk, 7'den 70'e nin izlenmesi.
-Gazete kuponu ile ev, araba verilmesine tanık olmak.
-Pazar sabahları alf seyretmek.-Voltran, he-man, denver, ninja turtles, clementine izlemek.
-Siyah-Beyaz televizyonu görmüş olmak.
-Micheal Jackson'dan Bad şarkısını defalaraca dinlemiş olmak.
-Schumacher'in Turkiye'ye gelişini görmek.
-Mahalle ve mahallede oyun oynamak kavramını son yaşan nesil.
-Neler olduğunu anlamadan televizyon'dan körfez savaşını izlemektir.
-MC Donalds'in Türkiye'ye ilk geldiği günleri yaşamış olmaktir.
-Doritos'a panço diyebilen nesildir.
-İlkokul 5'te Anadolu Liseleri ve Kolejler sınavına hazırlanmak.
-Berlin duvarı'nın yıkılmasının tek sonucunun, Berlin'in farklı kısımlarında oturan akrabaların artık birbirlerini görebilmeleri olduğunu sanmak.
-Banka olarak sadece İmar bankasını bilmek...
-Yakari izlemektir.
-"Eskiden buralar portakal bahcesiydi, boş araziydi" diyebilmek.
-Street Fighter'da "Guy" ile oynamak.
-Bilye, gülle oynamak.
-Gazoz kapağı oynamak.
-Televizyonla büyütülen ilk nesil olmak.
-Emanuella izlemek..
-Mahalle maçları yapmak..
-Commodore 64 efsanesi..
-Cumartesi geceleri bir başka gece'yi izlemek ve özellikle benny hill'in skeclerini

yakalamaya çalışmak.
-Solo test'te 1 tane bırakıp bilgin olmaya kasmak.
-HBB'de amerikan futbolu maçı izlemek.
-Anadoludan görünüm'ü izlemek ve şehit haberleriyle üzülmek.
-Edi ile Büdü hastası olmak.
-Sadece pazar günleri yıkanmak.
-Kontra pedal BMX bisiklet sahibi olmak.
-Cine 5'in ilk açıldığı güne ve akşamına tanık olmak.
-"Bugün günlerden cuma, merhaba hanımlar merhaba"
-Moonlighting, hayat ağacı, cesur ve güzel izleme
Pazartesi, Şubat 12, 2007
ATKI MODELİ :)
YAPILIŞI
- Beş direk dört kutudan oluşacak trabzanı yüz yirmi kutu olana
- kadar zemini hazırlayınız.İpi koparınız.
- Kutucukların uzun tarafı olmak suretiyle her kutuya on beş tane dolgu doldurarak oklava sistemi gibi cetvele dolayınız.
- Sıra sonuna kadar bu işlemi yapınız.
- Direklerden bir,üç ve beşinciyi aynı şekilde dolayıp çıkardıktan sonra cetvelden çıkan dolamaların üstünü birer zincirle bir birinebirleştiriniz. Bu işlemi yapınca şalınız marul gibi kıvılacaktır.
- İki renkli olduğu gibi üç renk veya tek renk ip kullana bilirsiniz.
Salı, Ocak 30, 2007
RUH HALİMİN GÜVERCİN TEDİRGİNLİĞİ
Ruh hali bir güvercin gibi tedirgindi. Düşünceleri doğru-yanlış olabilirdi.
Fakat son tahlilde o bir "İNSAN"dı. İnsan gibi ölmeyi de hakediyordu.
Herkes şunu söyledi: "Sıkılan kurşunlar Türkiye'yedir." Evet Dink'in başına sıkılan 4 kurşun belki onu susturmak içindi. Ama şuan Türkiyede büyük bir gürültü var!
Yaşı 17 beyni sulandırılmış bir cani, bazı kesimlere göre "VATANSEVER" işlediği cinayetten memnun kalıyor. Bu yaptığıyla vatanına ne büyük "HAİNLİK" yaptığının bile farkında değil!!
Hrant Dink'in doğduğu büyüdüğü ülkeyi Türkiyeyi sevdiğini şuradan hissetmiştim. 6 aylık bir ceza almıştı. Türklüğe hakaretten. Ve bu haberi yayın esnasında gazetecilerden öğrendiğinde gözyaşlarına boğularak "Böylesi bir suçla mahkum olmuş birinin aşağıladığı diğer yurttaşlarla birlikte yaşama hakkı yoktur.Bu sözleri dile getirirken yine her zamanki gibi duygusaldım. Tek silahım samimiyetimdi. " diyor Dink.
Daha çok uzun sürecek bu süreç.
Üzgünüm ülkem adına...Üzgünüm güzel ülkemin geleceği olan gençlerin bu denli canileşmesine canileştirilmesine!!
Kızgınım bir insanı daha öldürmeden bu kadar tedirgin yapıp canlı canlı öldüren zihniyete!!
Kızgınım ülkemin çökmüş eğitim sistemine!
Ve son olarak Dink'in eşinin sözleri....
"Yaşı kaç olursa olsun, 17 veya 27, katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim."

Ürkek ve özgür
Dilerim böylesi bir terk edişi hiç ama hiç yaşamak mecburiyetinde kalmayız. Yaşamamak için fazlasıyla umudumuz, fazlasıyla da nedenimiz var zaten. Şimdi artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruyorum. Bu dava kaç yıl sürer, bilemem. Bildiğim ve beni bir miktar rahatlatan gerçek şu ki, hiç olmazsa dava bitene kadar Türkiye’de yaşamaya devam edeceğim. Mahkemeden lehime bir karar çıkarsa kuşkusuz çok daha sevineceğim ve bu da demektir ki artık ülkemi hiç terk etmek zorunda kalmayacağım. Muhtemelen 2007 benim açımdan daha da zor bir yıl olacak. Yargılanmalar sürecek, yeniler başlayacak. Kimbilir daha ne gibi haksızlıklarla karşı karşıya kalacağım? Ama tüm bunlar olurken şu gerçeği de tek güvencem sayacağım. Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce.
Hrant Dink (19 Ocak 2007) AGOS Sayı: 564





