Salı, Ocak 30, 2007

RUH HALİMİN GÜVERCİN TEDİRGİNLİĞİ

Son yazısını yazdığı gün katledildi.Sanki öldürüleceğini biliyormuş gibi!
Ruh hali bir güvercin gibi tedirgindi. Düşünceleri doğru-yanlış olabilirdi.
Fakat son tahlilde o bir "İNSAN"dı. İnsan gibi ölmeyi de hakediyordu.
Herkes şunu söyledi: "Sıkılan kurşunlar Türkiye'yedir." Evet Dink'in başına sıkılan 4 kurşun belki onu susturmak içindi. Ama şuan Türkiyede büyük bir gürültü var!
Yaşı 17 beyni sulandırılmış bir cani, bazı kesimlere göre "VATANSEVER" işlediği cinayetten memnun kalıyor. Bu yaptığıyla vatanına ne büyük "HAİNLİK" yaptığının bile farkında değil!!
Hrant Dink'in doğduğu büyüdüğü ülkeyi Türkiyeyi sevdiğini şuradan hissetmiştim. 6 aylık bir ceza almıştı. Türklüğe hakaretten. Ve bu haberi yayın esnasında gazetecilerden öğrendiğinde gözyaşlarına boğularak
"Böylesi bir suçla mahkum olmuş birinin aşağıladığı diğer yurttaşlarla birlikte yaşama hakkı yoktur.Bu sözleri dile getirirken yine her zamanki gibi duygusaldım. Tek silahım samimiyetimdi. " diyor Dink.
Daha çok uzun sürecek bu süreç.
Üzgünüm ülkem adına...Üzgünüm güzel ülkemin geleceği olan gençlerin bu denli canileşmesine canileştirilmesine!!
Kızgınım bir insanı daha öldürmeden bu kadar tedirgin yapıp canlı canlı öldüren zihniyete!!
Kızgınım ülkemin çökmüş eğitim sistemine!
Ve son olarak Dink'in eşinin sözleri....
"Yaşı kaç olursa olsun, 17 veya 27, katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim."

Ürkek ve özgür
Dilerim böylesi bir terk edişi hiç ama hiç yaşamak mecburiyetinde kalmayız. Yaşamamak için fazlasıyla umudumuz, fazlasıyla da nedenimiz var zaten. Şimdi artık
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruyorum. Bu dava kaç yıl sürer, bilemem. Bildiğim ve beni bir miktar rahatlatan gerçek şu ki, hiç olmazsa dava bitene kadar Türkiye’de yaşamaya devam edeceğim. Mahkemeden lehime bir karar çıkarsa kuşkusuz çok daha sevineceğim ve bu da demektir ki artık ülkemi hiç terk etmek zorunda kalmayacağım. Muhtemelen 2007 benim açımdan daha da zor bir yıl olacak. Yargılanmalar sürecek, yeniler başlayacak. Kimbilir daha ne gibi haksızlıklarla karşı karşıya kalacağım? Ama tüm bunlar olurken şu gerçeği de tek güvencem sayacağım. Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce.

Hrant Dink (19 Ocak 2007) AGOS Sayı: 564