Bu sayfa bana hediye edildiği için böyle kafama göre kullanmaya başladım önceden yazmıştım bu metni çok küçük yaşlarda kaybettiğim babama yazmıştım ya da babamı görmek istediğm gibi kafamda canlandırıp yazdım. bu sizlere bişiyleri yapmaya zorlaya bilir; kaybettikleriniz için sizde böyle bişiyler yapabilirsiniz; annem hakkındada yazacam ama şimdi değil birazdaha kafamı toplama gerekiyo...
Sabah erkenden kalkar herkes uyurken hiç ses çıkartmadan vaz geçemediği tutkularından olan bir fıncan kahvesini ateşin üzerinde yılların kendisine vermiş olduğu acıları hüzünlerı sevinçlerı ve kederlerin tabiki yüreğindeki kocaman sevgisinide katarak kendsine türk kahvesi yapardı…
Sonra süreklı oturduğu koltuğunun önündeki sehpasında kendisini bekleyen birinci ile baslayıp Bafra ile devam edip Maltepe ile sonlandırmış olduğu meretten bir tane alıp kendisi için hazırlamış olduğu türk kahvesinden yudumlarken kahveye eşlik etmesi anlamında sigarasından bir tane yakardı…
İlkokul mezunu olduğu halde her gün okumakta esirgemediği gazetesini ve özellıkle çok büyük olmayan ama yeri geldiğinde benim bile çözmekte zorlandığım bulmacasını çözerken ona hayat okulunun vermiş oldugu bilgi ve tecrübelerinden faydalanmasını bilerek çözmeye çalışırdı..
Bulmacasını bitirdikten sonra gözleri salonun içinde dalıp giderdi..belki yaşadıgı vefasızlıklar aklına gelir hüzünlenir,belkide deniz kasabasında geçirmiş olduğu çocukluk dönemleri aklına gelir neşelenirdi..Belkide bu hayatta evlatlarına maddi anlamda hiç bir şey bırakamamısın karşılığı olarak onları üniversitede lisede ve okumayan bir oğlunuda tamircinin yanına vererek ona bu hayatta yaşadığı bir ömür boyunca hayatını ıdame ettireceği bir meslek bırakmış olduğunun sevincini yaşardı ederdı…
Saygının yanında kendinden yasça küçük insanların içtiklerı sigara ile değilde kendisine yüreğini kalbini kırmayacak şekilde yapılacak olan hareketlerle gösterilmesini isteyen biri olmasının ve bu şekildeki düşüncesindende hiç bir zaman gocunmamanın vermiş olduğu bir rahatlık ile gözlerı dalardı salonun ortasına,belkide düşünürdü 40 küsür yıl bir yastığa başkoydugu eşi ile geçtikleri zor yılları zorda olsa neşeli zamanları düşünerek aklına getirerek o masmavi gözlerı ile dalarak bakardı salona ve su koca dünyaya…
Ama hissettiğim bir şey varki bu hayat ile hesaplaşmalarında geriye dönüpte hiç bir zaman pişmanlık duymadan etmeden dürüstluğünden ödün vermeden hayatı sıradan değilde doyasıya yaşayıp ailesi ile paylaştığına yürekten inanan koca yürekli bir adam….bu hayata her zaman şaka ile bakmasını seven verdiği değerler uğruna yaşayan bu koca yürekli adam en büyük şakasını 1 nisan 1990 yılında sevdiklerine yapacağını nereden bilebilirdikki…
Bu hayattan gittiği zaman vatanı görevimin bitmesine 3 ay kala ne kadar seni kendi ellerimle toprağa veremesemde cenazene katılamasamda,bana bırakmış olduğun ve öğretmiş olduğun insanlığını bütün yaşadığım hayat boyunca seni yüreğimde yaşatmak emin olki senin teknekazıntın olarak yerine getireceğim tek şeydir..
Benim koca yürekli mavi gözlü BABAM……
Mustafa Akan