Pazartesi, Şubat 27, 2006

BİR KADINI AĞLATMAK!!

Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya... En az erkekler kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe! Işte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. Gözleri buğulanır kadının sonra. Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte. Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır..

Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözünden; önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli... Ve kadın ağlar; hem de çok! Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar kadınları.Her damla bir derstir çünkü.
Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir onları öldüren! Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki! Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları. Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar.
Zaman geçer sonra. Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini.

Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı... Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür.. Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden. Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan...

İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye; hepsi kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar. Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar. Çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların.
E o zaman niye sarılsınlar ki! Niye sarılalım ki! Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur. Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır. Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır. Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır. O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü!


Yılmaz Erdoğan

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Nasıl anlatsam bilmiyorum; çok açık herşey anlatılmış bu yaşanan duygular başka anlatılamazdı. çok etkilendim, desem yalan olmaz. kadınların çok gururlu olduğunu bilen insanlar az çok bunları bilmesi gerekıyo hepsini olmasa bile birazcık bılıyordum, ama bişiy diyemiyecem artık dilim tutuldu sadece aklıma bir şiir geldi, Yılmaz ERDOĞAN'ın (bana kalan söz) diye bir şiiri var bunu dinlemeyenler mutlaka dinlesin ilk şiir kasedinde ve onu dinliyorum çok güzel bence sizede tavsiye ederim. sözleri böyle ama müziğinide dinlemeniz gerekiyoo..

----BANA KALAN SÖZ------
Sana yaralarımdan çiçekler
ilk yardım geceler birazda,
ve yangında kurtarılması
ımkansız acılar bırakıyorum.
senı özümün gizinde saklıyorum
bütün aşkların izlerini sayıklayarak ve aldatarak
tüm sevdiklerimi sana
cinayetımin ip uclarını
bırakıyorum vasiyeti olmayan periler ülkesinden.
türkülerin sırtındakı muamma
yazık bir nakarat bırakıyorum sana
ben; sana gülüm demem
gülün ömrü az olur göç biter;
biter şarkı yaz olur.

Dinlemek isteyenler tuğba'dan rica etsin verir.

kadınlar çiçektir; çiçekler gibi su isterler, ilgi isterler hep kendisiyle olmanı ister. bu isteği bir kadına çok görmenin onun isteklerinin sana fazla gelmesi ve ondan ayrılmak , soğumak, hoşlanmamak gibi bir hisse kapılmanın ve kadına içten verdiği acının göstergesi bu. buna kulak verin hey millet. varya bir gazete sahibi olsaydım bugün gazetenın manşet haberi bu olurdu bıktım artık ölüm,trafik kazası,bombalama olaylarından yeter artık dedim en sonunda... teşekkürler tuğba yine 1 numarasın.

Adsız dedi ki...

Kadınlar,kadınlarımız...Hayat aslında farkında olmadan onlara okadar çok yük yüklemişki...Çocuğunun annesi,kocasının canyoldaşı,torunlarının annanesi,babannesi,dostlarının dinleyicisi olayım derken aslında hayatı kırk parçaya bölünüyorda haberimiz olmuyo.Niye bi çok kadın mutsuz sanıyorsunuz çünkü verdiği kadar alamıyorlarda ondan ama yinede vazgeçmiyorlar sevmekten,düşünmekten,fedakarlıktan...Oyüzden şöyle bi oturup düşünmek lazım hayatta kadınların kadir kıymetini bilmek lazım çünkü onlar cenneti hakedecek kadar kutsal varlıklar...